9 Ocak 2014 Perşembe

Umursamaz adam olma rehberi

Yoruldum, çok. Yorgunluk neyse, bi aralık bulup dinlenmek mümkün olabiliyor bazen ama daha önemlisi var: yıldım. Dinlenme fırsatı bulunca yorgunluk geçebiliyor da yılgınlık öyle değil. O yüzden radikal kararlar aldım. Daha beter yorulmamak, daha fazla yılmamak için. Hani daha iyiye götürmez ama en azından daha da kötüye gitmesin diye sırf.
Kimseye laf anlatmak için uğraşmayacağım bundan sonra. İsteyen istediği gibi anlasın ağzımdan çıkanı.
Kimse içinen ufak bir şey, bir iyilik vs. yapmayacağım. Hem iyilik denen şey Nietzsche'nin tanrısı ile birlikte yüz küsur yıl önce öldüğü için kimse de yadırgamaz. Üstelik bu kadar lüzumsuz ve riyakar insan ordusunun içerisinde kimse farketmez bile onların arasına karışmamı.
Her şeyi akışına bıraktım artık. Hiçbir şey için en ufak kontrol altına alma veya tutma çabası göstermeyeceğim.
Hiçbir şey zerre kadar umrumda değil artık.
Neyse uzatmaya çok da gerek yok, özetle; saldım çayıra...
Nereye kadar böyle gider? Gittiği yere kadar be müdür, gittiği yere kadar!
Kamuoyuna, ilgilisine, ilgisizine, meraklısına, meraksızına duyrulur.