8 Ağustos 2012 Çarşamba

Evet, yaptım

Unuttum.
Ama her şeyi unuttum. Hatta nasıl unuttuğumu bile!
Bir sonbahar günüydü, son konuşmamız olduğunu bilmiyordum henüz ben bile ve unuttum sevdiğimi, birden güle güle dedim ardıma bile bakmadan çekip gitmeden hemen önce ama yalandı bu söylediğim çünkü unuttum nasıl ayrıldığımızı bile şimdi.
Bir kış günüydü, son defa elini tuttuğumu bilmiyordum henüz ben bile ve büyük bir umursamazlıkla bıraktım ellerini bir süre sonra nasıl özleyeceğimi planlamadan çünkü dünyanın sonu değildi ya ellerini bırakmak ama uyduruyorum bahanelerimi bile çünkü bahanelerimi bile unuttum.
Bir bahar akşamıydı, rastlantılardan müteşekkil Müzeyyen Senar şarkılarıyla hüzünlendik zannettik sonrasında yaşayacağımız hüzünlerle henüz tanışmamış olmanın acemiliği içerisinde en büyük hüzün bizimkisi zannederek ama unuttum bestekarın daha da hüzünlü besteleyebileceğini çünkü sen vardın.
Bir yaz gecesinde içilen sigara işte bunları unutturmayı beceremedi belki, belki sadece hafifletti ya da aksine ateşi daha da körükledi ama bunlara inat unuttum. Tekrar tekrar hatırlamak için unuttum ve her unuttuğumda unutmam gerektiğini unutmam gerekenden daha önce unuttuğum için yine hatırlayıp başa döndüm. İçim acımasın diye unuttum ama her unuttuğumda içim daha çok acıdı ve hatırlamalarım da buna çare olmadı.
En son, her şeyi öyle bir unuttum ki, kim olduğumu bile hatırlamıyorum artık. Bir insanın unutabileceği her şeyi unuttum ne pahasına olursa olsun, unuttum tüm bedelleri ödeyerek ve hatta kendini bile unutmuş bir adamın kimliksiz yaşayacağı hayatın mutsuzluklarını bile göze alarak. Unuttum kimi sevdiğimi bile.
Zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler,
Unuttum ben de unuttum
Hiç aklıma gelmedi.
Hatırlamıyorum Müjgan'ı
Hatırlamıyorum şimdi
Bu şiiride ben yazmadım zaten
Unuttum abi bende unuttum
Hatırlamıyorum şimdi
Müjganın gözleri ne renkti...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder