3 Aralık 2013 Salı

Veda

Bir yılın son demlerindeyiz. Aslında periyodik olarak yaşanan bir olay olmasına rağmen bana hüzünlü gelir yılın bu vakitleri. Sembolik de olsa vedalaşmaya ve bir şeyleri geride bırakmaya alışamadım. Belki de kolay alıştığım için veda etmeye kıyamıyorum hiç bir şeye. Vedalaşılacak şey diğerlerinden herhangi bir farkı olmayan sıradan bir yıl dahi olsa zor geliyor işte, yapamıyorum. Biraz da yeni bir yıla adım atmakla birlikte bir önceki yıla ihanet ediyormuş duygusu çöküyor. Aslında bu yıl biraz daha farklı, biraz daha zor geliyor geçip giden yılla yapılacak veda töreni. Yooo öyle "yaşlanıyoruz" falan diye ağlanıp sızlanacak insanlardan değilim. Daha zor gelmesinin sebebi önceki yıllara göre bu yılın biraz daha farklı geçmiş olması. Geride el sallamaya kıyamayacağım bazı anılar kalması.

İşte böyle bir halet-i ruhiyede yeni bir kitap okumaya başladım. Kitap henüz Eylül ayında çıkan taze sayılabilecek kitaplardan. Keşke hediye olarak gelseydi diyebileceğim kitaplardan birisiydi ama kendi kendimize alıp okumak kısmet oldu artık yapacak bir şey yok. Aslında konusu o kadar da mühim değildi benim için. Sadece kitabın kahramanını çok sevdiğimden dolayı okumak istemiştim. Okumaya başlayınca konusu da anlam kazandı, oldukça enteresan, dramatik ve hatta belki de kısmen gülünç bir hal aldı. Gülünç olması için aslında herhangi sebep yok. Gülünç olmasını sağlayan şey kitabın konusundan ve içeriğinden doğan garip bir tesadüf. Kitabın kahramanı en sevdiğim şairlerden birisi, Ahmed Arif. Tahmin edilebileceği üzere kitap da "Leylim leylim". Hayat garip tesadüflerle dolu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder